CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan 3YK formülü: Bu ülkeye ‘yeni kadrolar’, ‘yeni kurallar’, ‘yeni kurumlar’ lazım

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 3YK formülü: Bu ülkeye 'yeni kadrolar', 'yeni kurallar', 'yeni kurumlar' lazım
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 3YK formülü: Bu ülkeye 'yeni kadrolar', 'yeni kurallar', 'yeni kurumlar' lazım

Maltepe Ekonomi Forumu’ndan konuşan ve devletin saydam olması gerektiğine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Siyasetçi devleti yönetmeye kalkıyorsa hesap vermesi lazım. Kesin Hesap Komisyonu kuracağız, başkanı ana muhalefet partisinden olacak, yürütme organı harcamaların hesabını muhalefete verecek” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“YENİ KADROLAR, YENİ KURALLAR, YENİ KURUMLAR”

Sorunları birlikte ve beraber aşmak zorundayız. Sorunları aşarken; bilimi, aklı, mantığı, uygulamaları, dünyayı iyi sorgulamak zorundayız. Önemli olan biz bu sorunları nasıl aşacağız? Neler yaparsak biz bu sorunları rahatlıkla aşabiliriz? Ekonomide ciddi bozulma olduğunu biliyoruz. Bütçe açığımız, dış ticaret açığımız, işsizliğimiz, hayat pahalılığı var. Üç temel adımdan ya da kuraldan söz ediyoruz. ‘Yeni kadrolar, yeni kurallar, yeni kurumlar’ diyoruz. Biz bu üç adımı atarsak önemli sonuçlar elde etme konusunda önemli bir merhaleyi aşmış, yakalamış olacağız.

“İŞİ EHLİNE TESLİM ETMEK, YANİ LİYAKAT”

Yeni kadrolardan kastımız, devlette liyakatin olmasıdır. Yani işi ehline teslim etmektir. Eğer siz, Merkez Bankası yönetimine veya herhangi bir yönetim kurulu üyeliğine bir arkeoloğu atarsanız; bu olmaz. Banka yönetim kuruluna bir sporcuyu, güreşçiyi atarsanız, bu olmaz. Her bir kişinin bilgisi, birikimi, ağırlığı kendi alanında olursa o kendini hissettirebilir. Yeni kadrolardan kastettiğimiz, devletin yeniden yapılanmasında liyakat sisteminin yani işi ehline teslim etmenin kural olarak benimsenmesidir. Bu kuralı uygulamada, yasalarda hayata geçirmemiz lazım. Bugün; devlette, bürokraside var olan çürümenin, yozlaşmanın temel nedeni liyakat sisteminin yok edilmesidir. Bilgiye, birikime değil yani işi yapana değil; sadece belli bir kişiye sadakatten yola çıkarak belli kişileri belli kadrolara taşırsanız, sonuç bugünkü yozlaşma tablosunu önümüze çıkarır. Buradan kurtulmamız lazım.

“BİR DEVLETİN SAYDAM OLMASI LAZIM”

Yeni kurallardan kastettiğimiz, bir; devletin saydam olması lazım. Ben vergi ödüyorsam, vergilerin nereye harcandığını bilmem lazım. Bugün adeta bürokrasi kapalı bir kutu gibi. Soruyoruz, şehir hastanelerini kaça yaptınız? ‘Ticari sır.’ Yolu, köprüyü kaça yaptınız? ‘Ticari sır.’ Kardeşim parasını ben ödüyorsam nasıl ticari sır oluyor? Devlet yönetiminde şeffaflık, temel kurallardan birisi. İkinci kural, siyasette hesap verilebilirlik. Siyasetçi eğer devleti, bürokrasiyi yönetmeye kalkıyorsa kesinlikle hesap vermesi lazım.

“ÖDEDİĞİM VERGİLERİN HESABINI SORAMIYORSAM O ÜLKEDE DEMOKRASİ YOKTUR”

Ulusal Vergi Konseyi kuracağız. Eğer ben vergi ödüyorsam, yeni doğan çocuk vergi ödüyorsa, en yaşlımız vergi ödüyorsa; biz ödediğimiz vergilerin nereye harcandığını bilmek zorundayız. Vergilerin sağlıklı, adil bir şekilde toplanıp toplanmadığını bilmek zorundayız. Ulusal Vergi Konseyi kurulmalı, her yıl vergilerle ilgili bütün ayrıntıları bir rapora bağlamalı ve Resmi Gazete’de yayınlamalı. Merak eden herkes; ister üniversite kesimi, ister iş adamları, esnafı, çiftçisi, işsizi, sendikası girecek, orada vergilerin ne olduğunu ne kadar vergi alındığını; bütün ayrıntıları orada öğrenecek. Böylece toplum olarak ödediğimiz vergilerin hesabını sorma bilincini yakalamış olacağız.

(Anka)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*