Avrupalı, üretimde nabız yokluyor

Merve YİĞİTCAN

Türkiye’nin en büyük ticari partneri Avrupa’da enerji krizi nedeniyle kapanan fabrikalar, Türkiye için ihracatta ‘geçici’ bir fırsat kapısını aralarken, sanayiciler kış aylarında enerji maliyetlerinin çok artması halinde bu fırsatın ıskalanmasından endişe ediyor. Bu kapsamda arz güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra enerji maliyetlerindeki artışın asgari düzeyde tutulmasının kritik olduğuna dikkat çeken sektör temsilcileri, Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye yönelmeye başlayan talebin kalıcı olması için uzun vadeli öngörülebilir bir perspektife ihtiyaç duyulduğuna işaret ediyor.

Almanya, İspanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerden art arda gelen kapanan fabrika haberleri Türkiye’deki sanayiciler tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle demir-çelik, cam, seramik, çimento ve kimya gibi enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren fabrikalarda kapanan üretim bantları Türkiye’de söz konusu sektörlerde yer alan firmalarda hareketliliğe neden oldu. Avrupa’daki enerji krizinin ilk etkisi Türkiye’de sipariş artışlarında görülürken, sanayiciler içeride de enerji maliyetlerinin artmaya devam etmesi halinde bu fırsatı kaçırmaktan endişe ediyor.

Çenesiz: “Risk ya da fırsat demek zor”

Doğalgaz kullanımı yoğun sektörlerden biri de seramik sanayi. Türkiye Seramik Federasyonu (SERFED) Başkanı Erdem Çenesiz, doğalgaz sıkıntısı sebebiyle Avrupa’da seramik üretiminin durmasının Türkiye için ihracatta avantaj sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, doğalgazın bulunamaması veya çok yüksek fiyatlı olmasının Avrupa’daki resesyonu tetikleyeceğine işaret eden Çenesiz, “Bu durum ise bizi negatif etkileyecektir. Bir fırsat mı yoksa bir risk mi, burada tanımlaması kolay olmayan bir durum söz konusu” diye konuştu. Kış aylarında doğalgaz fiyatlarında artış yaşanmasının Türkiye’de sektör için büyük bir risk olduğunun altını çizen Çenesiz, “Resesyon beklentisi ile tedirgin olan AB’den siparişler azalmaya başladı. Maliyet artışları yüzünden mecbur kalacağımız fiyat artışları, böyle bir ortamda pazar kaybettirecektir” ifadelerini kullandı.

Çelikçiler benzer senaryonun yaşanmasından endişeli

Avrupa’da çeşitli ülkelerde kapanan demir çelik fabrikalarının sayısı da her geçen gün artıyor. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, bu durumun normal şartlarda Türkiye için de bir fırsat olabileceğini, ancak Türkiye’deki çelik üreticilerinin de aynı durumda olduğunu dile getirdi. Doğalgaza ve elektriğe yapılan zamların enerji maliyetlerini artırdığını, bunun yanında sektörün devlet yardımlarıyla desteklendiği Çin, Hindistan ve Rusya’dan çok fazla kütük geldiğini, bu durumun da rekabetçiliği engellediğini dile getirdi. Yayan, “Şu anda AB’nin üretemediğini biz üretelim, diyemiyoruz. Türkiye’de sektörün üretimi ağustosta yüzde 21 düşmüş vaziyette, ihracatı da temmuzda yüzde 60 düşmüş durumda. Bu rakamlar olağanüstü kötü. Şu an bir fırsat olsa bile bu fırsatı kolay kolay değerlendirebileceğimizi sanmıyoruz. Türk çelik sektörü mümkün olduğu kadar diğer ülkelere karşı ayakta durabilme mücadelesi veriyor” diye konuştu.

Plastikte İspanya ve İngiltere siparişi artırdı

Avrupa’da plastik sektöründe de üretim bantlarını durduran ya da tamamen kapanan fabrikalar olduğunu aktaran TOBB Plastik, Kauçuk ve Kompozit Sanayi Meclis Başkanı Yavuz Eroğlu, bu fabrikaların müşterisi olan firmaların çok zor durumda kaldığını dile getirdi. Enerji krizi karşısında Avrupa’da firmaların üretim bantlarını komple kapattığını ya da daha az enerji harcayan ürünlere yöneldiğini kaydeden Eroğlu, “Bir üretim tesisinde en fazla enerji bir üründen diğerine geçerken harcanır. Firmaların eskiden 100 farklı model ürünü varsa, şimdi en az enerji harcayan 10 ürüne geçiyor bu firmalar. Bu nedenle Türkiye gibi esnek üretim yapabilen, modelden modele geçebilen ve kendi içinde bu anlamda onlara görece enerji problemi az olan ülkelere daha çok iş kayacak. Enerji kriziyle Avrupalı firmaların üretim esneklikleri kayboldu. Türkiye’deki firmalar ise bu enerji fiyatlarına rağmen hala esnekliğini koruyor” diye konuştu. Bunun yanında Avrupalıların ölçeklerinin çok büyük, Türkiye’nin ise küçük olduğunu hatırlatan Eroğlu, “Biz çok hacimli olmasa da çok çeşitli ürün yapabiliyoruz. Ölçeğiniz küçük olduğunda modelden modele geçerken daha az enerji harcarsınız. Daha küçük ölçekli ülkelerde model değiştirme maliyeti daha az olur. Ölçek ekonomisine ulaşamamak bu durumda görece daha avantajlı” dedi.

Bu krizin Türkiye gibi ülkelere geçici bir fırsat sunabileceğini söyleyen Eroğlu, geçici olan durumu kalıcı hale getirmek için orta ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanılması gerektiğini savunurken, firmaların uzun vadeli öngörülebilir bir perspektife ihtiyacı olduğuna işaret etti. Eroğlu’nun verdiği bilgiye göre, şu anda İngiltere ve İspanya gibi birçok Avrupa ülkesinin plastik ürünlerde Türkiye’ye talebi artmış durumda.

Yorgancılar: Camda Türkiye’nin önünde bir fırsat var

Krizin tehdit ettiği sektörlerden biri de cam sanayi… Sektörün tecrübeli isimlerinden Yorglass CEO’su Semavi Yorgancılar, Avrupa’da otomobil, cam ambalaj ve mimari camda sıkıntıların söz konusu olduğunu, olmaya da devam edeceğini dile getirdi. Ürün fi yatlarında yüzde 50 ila yüzde 70 enerji kaynaklı artışlar olduğunu belirten Yorgancılar, Türkiye’de gaz fi yatının Avrupa’ya göre daha düşük olduğunu, bunun Türkiye’de de cam fi yatlarında artışa neden olabileceğini kaydetti. İşlenmiş ve bitmiş üründe Türkiye’nin önünde bir fırsat olduğunu aktaran Yorgancılar, “Avrupa’da maliyetlerin yükselmesi bizim için ihracat fırsatı olabilir” dedi. Sektörde Türkiye’nin rakipleri olan Polonya ve Sırbistan gibi ülkelerin de enerji maliyetleriyle başının dertte olduğunu dile getiren Yorgancılar, Türkiye’nin bu fırsatı ıskalamaması gerektiğini söyledi. Bu anlamda sanayicinin önündeki en büyük problemin enflasyon olduğuna dikkat çeken Yorgancılar, maliyet artışlarının kur artışlarını geçtiğini, sanayicinin maliyet hesabı yapmakta zorlandığını ifade etti. Yorgancılar bunun yanı sıra sanayicinin fi nansmana erişim sorununun da bir an önce çözülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yücelik: Arz güvenliğinin sağlanması önemli

Türk Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yücelik, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğunu hatırlatarak, Avrupa’da yaşanan bir gelişmeden Türkiye’yi ayrı düşünmenin pek doğru olmayacağını söyledi. Yücelik, “Ancak buradaki önemli nokta, ülkelerarası ikili ilişkiler ve bu yönde izlenecek dış politika olacaktır. Özellikle sektörümüz açısından bakılırsa elektrik ve ithal katı yakıtlar tarafında, Rusya ve İran’la ikili ilişkilerimiz ön plana çıkıyor. Bu hem sektörün enerji arz güvenliğini sağlama hem de enerji maliyetlerinin üretimdeki payının düşürülebilmesi açısından oldukça önemli” dedi. Yücelik, geçen yılın aynı dönemine göre Temmuz 2022’de, TL bazında, elektrik fi yatında yaklaşık yüzde 214, ithal kömür fi yatında yaklaşık yüzde 496, petrokok fi yatında yaklaşık yüzde 291, yerli kömür fi yatında ise yaklaşık yüzde 168 artış gerçekleştiğine işaret etti. Dolar kurunun da aynı dönemde yaklaşık yüzde 102 oranında arttığını aktaran Yücelik, “Döviz kurlarındaki ve enerji birim maliyelerindeki bu yükseliş, enerji maliyetlerinin değişken maliyetler içindeki payının hala yaklaşık yüzde 85’ler düzeyinde seyretmesine neden oluyor. İki konuda sektörümüzün lehine gelişirse, ihracatımızın artması gibi önemli bir fırsat kapısı olabilir” dedi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*